KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/27440 E., 2015/29266 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24/06/2015
- Numarası
- 2015/559-2015/639
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının temyizen tetkiki borçlu ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karar temyiz edene 06/08/2015 tarihinde tebliğ edildiği halde temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra, 21/08/2015 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. Süre aşımı bakımından temyiz dilekçesinin (REDDİNE),
2- Borçlunun temyiz itirazları yönünden;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, ihalenin feshi isteminin esastan reddine karar verilen şikayet konusu taşınmazın satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlu tarafın şikayet dilekçesinde kıymet takdirine itiraz etmediği de gözetildiğinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olup şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır.
Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak bu durumda İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esasına girilemeyeceğinden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/27440, K. 2015/29266, 24 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama