KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/278 E., 2015/3381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Alacaklının, ...'nün 2013/214 E., 2013/167 E., 2013/151 E., 2013/1000 E., 2013/1059 E., 2013/858 E., 2013/1064 E. ve 2013/1067 E. sayılı takip dosyalarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İİK'nun 4949 Sayılı Kanunla değiştirilen 363/1. maddesinin son cümlesindeki kesinlik sınırının aynı kanunun ek 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.01.2014 tarihinden itibaren artırılan miktarı dikkate alındığında, her bir takip dosyası için uyuşmazlık konusu değerin 5.440,00 TL'yi geçmediği anlaşıldığından anılan takip dosyalarına ilişkin mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
Temyiz dilekçesinin (REDDİNE);
2-Alacaklının, ...'nün 2013/1096 E.sayılı takip dosyasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Alacaklı banka vekilinin vazgeçme nedeniyle tahsil harcının borçludan alınması gerekirken alacaklıdan tahsilinin 4603 ve 5230 sayılı Kanun'lara aykırı olduğunu belirterek icra müdürlüğü işleminin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
4603 sayılı Yasa ile Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi (bankalar), çağdaş bankacılığın ve uluslararası rekabetin gereklerine göre çalışmalarını ve özelleştirmeye hazırlanmalarını sağlayacak şekilde yeniden yapılanmaya tâbi tutulmuştur.
5230 Sayılı Yasa'nın 11. maddesinde; "4603 Sayılı Kanuna tâbi bankalarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 2, 23 ve 29. maddeleriyle 2548 Sayılı Cezaevleri ile Mahkeme Binaları İnşaası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun'un 1. maddesi hükmü uygulanmaz. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde teminat şartı aranmaz. Bankaların mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkarması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmiş olması şartı aranmaz" hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere, sözü geçen yasa maddesinin, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesinde düzenlenen icra takibinden vazgeçme halinde alınacak harçtan muafiyeti içerdiği açıktır.
Somut olayda, alacaklı vekilinin 27/05/2014 tarihinde takipten vazgeçtiği, hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünce aynı tarihte talebin kabulüne, harç alınmasına yer olmadığına ve dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, ancak daha sonra icra müdürlüğünce, kamu bankalarının tahsil harcından muaf olmadığı gerekçesi ile 11.588,11 TL tahsil harcının ödenmesi için muhtıra ve harç tahsil müzekkeresi yazıldığı görülmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere, 5230 sayılı Yasa'nın 11. maddesinde yer alan muafiyet, 492 sayılı Harçlar Kanununun 23.maddesinde düzenlenen vazgeçme harcını da içermektedir.
O halde mahkemece, anılan takiple ilgili olarak şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/278, K. 2015/3381, 20 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama