KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/28204 E., 2016/5423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesine göre, trafiğe kayıtlı araçların satış ve devrine ilişkin sözleşmelerin geçerli olabilmesi için, noterce (resen düzenleme şeklinde) yapılması, zorunlu olup noter dışında yapılan satış ve devirlerinin geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Araç üzerindeki mülkiyet, Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca noterlikçe düzenlenen satış sözleşmesi ve araç üzerindeki zilyetliğin devri ile başkasına geçer.
Belirtilmelidir ki; yukarıda değinilmiş olan, trafiğe kayıtlı araç satımına ilişkin yasal düzenleme uyarınca, resmi şekle uygun olarak düzenlenen satış sözleşmesiyle birlikte araç mülkiyeti alıcısına geçer; mülkiyetin devriyle ilgili olarak trafik kaydında ilgili idarece yapılacak işlem, inşai (kurucu) değil; izhari (bildirici) niteliktedir. Dolayısıyla, böylesi bir işlemin yapılmamış olması, mülkiyetin alıcıya geçmediğinin kabulünü gerektirmez.
Somut olayda, dosyada mevcut olan ..... noterli'nin 11.01.2010 tarih 1071 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile aracın haciz tarihinden önce ... tarafından davacı ...'e satıldığı ancak davacı adına kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre 11.01.2010 tarihli satış sözleşmesiyle birlikte araç mülkiyeti, o tarih itibariyle davacı alıcıya geçmiştir.
Şikayetçi üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusu, haciz konulan aracın kendisine ait olduğu gerekçesiyle haczin kaldırılması talebine ilişkindir. Başvuru bu hali ile İİK' nun 96 ve devamı maddelerine göre açılmış istihkak davası olup, icra mahkemesine şikayet olarak başvurulması, HMK'nun 33. maddesinde yer alan hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu kuralı karşısında sonuca etkili değildir.
O halde mahkemece, başvuru istihkak davası olarak vasıflandırılıp, varsa harç eksikliği giderildikten ve taraf teşkili sağlandıktan sonra, tarafların iddia ve delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, istemin şikayet olarak nitelendirilip yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
ZA
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/28204, K. 2016/5423, 25 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama