KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/28217 E., 2015/29149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi ...'un, borçlu şirketin iki ortağından ve müşterek yetkililerinden biri olduğu, şirketin diğer müşterek yetkilisi ...'un muvazaalı işlemlerle şirket aleyhine takip başlatılmasını sağladığını, kendisinin temsilcisi olduğu başka bir şirket adına dosya alacağını temlik alarak, satış aşamasında da şirkete usulsüz tebligat yapılmasını sağlayarak kendisinin ortağı olduğu diğer şirket adına taşınmazları ihale yolu ile aldığını ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddi ile para cezasına hükmedildiği anlaşılmıştır.İİK'nun 134/2. maddesinde.
"İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, şikayetçi ..., borçlu... Turizm ... Ltd. Şti.'nin müşterek temsilcilerinden biri olup, diğer müşterek temsilci ...'un da aynı zamanda alacaklı ve ihale alıcısı ... ... Ltd. Şti.'nin de temsilcisi olduğu, şikayetçinin kendisinin borçlu sıfatı bulunmadığından İİK'nun 134/2. maddesinde sayılan kişilerden olmadığı, borçlu şirket adına temsilcisi olarak talepte bulunma hakkı olduğu ancak borçlu şirketin müşterek imza ile temsil edildiği,
diğer şirket temsilcisi ile aralarında husumet bulunduğu anlaşılmıştır.Bu durumda iki ortak arasında husumet bulunduğundan mahkemece, öncelikle şikayetçi ortağa şirkete kayyum tayin ettirmesi ve kayyumun da icazetini sağlaması için süre verilip, verilen süre içinde kayyımın icazeti sağlanmadığı takdirde şikayetin husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/28217, K. 2015/29149, 24 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama