KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/28462 E., 2016/7113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun borca itiraz ettiği, alacaklının itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece itirazın kaldırılmasına ve alacaklı yararına tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İİK'nun 68/1. maddesinde yer alan yetkili makamların düzenledikleri belgelerin takip dayanağı yapılıp, ilamsız takibe konulabilmesi için, kanunda bu belgelerin, İİK'nun 68. maddesinde sayılanlardan olduğuna ilişkin özel hüküm bulunması gerekir (İİK'nun 143/2, 105/1, 251/1, gibi).
Somut olayda, takibe dayanak yapılan ve borçlu tarafından düzenlenen belgede (makbuzda); “..... gayrımenkulün satış bedeli avansı olarak 80.000 TL (Seksenbintürklirası) ...'den teslim alınmıştır” şeklinde beyanın mevcut olduğu görülmüş ise de, bu makbuzun İİK'nun 68. maddesinde yazılı mücerret borç ikrarı içeren belge niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Alacaklı, makbuzda belirtilen paranın, taşınmaz satışının avansı olarak verildiğini ileri sürmesine karşın, borçlu, cayma tazminatı olarak alındığını, taşınmaz alımından vazgeçilmesi sebebiyle verilen paranın istenemeyeceğini beyan ettiğinden, alacaklı tarafından yapılan ödemenin iadesinin gerekip gerekmeyeceği yargılamayı gerektirir.
O halde, mahkemece, alacağın tahsili yargılamayı gerektirdiğinden, itirazın kaldırılması isteminin reddi yerine yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/28462, K. 2016/7113, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama