KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/28535 E., 2016/5547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi ...'nun icra kefili olduğu 16.09.2010 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesinde; “Kefaletin sıhhati, tahriri şekli riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir makdar iraesine mütevakkıftır” hükmü yer almaktadır. Şikayetçinin icra kefili olduğu 16.09.2010 tarihli icra zaptında ise kefilin sorumlu olacağı miktar gösterilmemiştir. İcra kefilinin sorumlu olacağı miktarın gösterilmediği kefaleti ilişkin olarak icra kefiline icra emri gönderilmesi doğru değildir.
6101 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu'nun 1. maddesinde yer alan geçmişe etkili olmama kuralı uyarınca, 16.09.2010 tarihinde yapılan icra kefaletine ilişkin olarak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun uygunlaması doğru değildir.
16.09.2010 tarihli icra zaptında verilen icra kefaletinde, icra kefilinin sorumlu olacağı miktar açıkça gösterilmediğinden, kefalet tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi uyarınca icra emrinin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, icra kefalet tarihi itibariyle uygulama imkanı bulunmayan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi uyarınca icra kefilliği işleminin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından ve sonuçta istemin 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca da kabulü gerektiğinden sonucu yönünden doğru olan mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/28535, K. 2016/5547, 29 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama