KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/28570 E., 2016/5832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, birleşen dosyada ise boş senedin gerçeğe aykırı olarak sonradan doldurulduğunu, kendisinin zor duruma düşürülerek senet imzalatıldığını, borcun bulunmadığını ileri sürerek ödeme emri tebligatının, senedin ve takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, ödeme emri tebligatının usule uygun olduğu, dolayısıyla süresinde olmayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlu vekili, asıl dava dosyasında ödeme emri tebligatının usulsüz olduğu şikayetinde bulunmuştur. Ödeme emri; “birlikte işçisi ... imzasına” şerhiyle 01.10.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, Tebligat Kanunu'nun 17. maddesine göre muhatabın adreste bulunup bulunmadığı belirtilmediğinden tebligat usulsüzdür.
Borçlu, dava dilekçesinde öğrenme tarihi bildirmediği için, mahkemeye başvuru tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulü gerektiğinden, başvuru süresindedir.
Bu durumda mahkemece, asıl davada ileri sürülen ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca mahkemeye başvuru tarihine göre düzeltilmesi, birleşen dosyada ileri sürülen şikayetler yönünden ise, işin esasının incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/28570, K. 2016/5832, 1 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama