KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/28706 E., 2016/5947 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde borçlu şirket, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece; tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayet kabul edilerek tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/4. maddesi gereğince, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.
Somut olayda, borçlu şirket adına çıkarılan satış ilanı tebligatının "..." adresine gönderildiği ve "...yoktur " şerhi ile 06.03.2015 tarihinde tebligat yapılmaksızın iade edildiği; takip dosyasından ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak borçlunun adresinin bildirilmesinin istenildiği, ... Ticaret Odasının 30.03.2015 tarihli cevabi yazısında, borçlunun adresinin .../... olarak bildirildiği ve örnek 7 ödeme emrinin borçlunun bildirilen bu adresine 28.05.2015 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
İlk tebligatın adres yetersizliği nedeniyle iade edilmesi üzerine; bu adres ticaret sicilinde kayıtlı değilse bu adrese 35/4 maddesine göre tebligat yapılması imkanı olmadığı gibi; ticaret sicili adresi olması durumunda da adres yetersizliğinden iade üzerine doğrudan ticaret sicili adresine Tebligat Kanunu'nun 35/4. maddesi gereğince tebligat çıkarılması anılan madde hükmüne aykırı olup, yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür.
7201 Sayılı Tebligat Kanununun 32.maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir.
O halde mahkemece, borçlu tarafından bildirilen tarihten daha önce öğrenildiği yazılı belge ile ispat edilemediğinden tebligat usulsüzlüğü şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanununun 32.maddesi gereğince tebliğ tarihinin düzeltilmesine ve borçlunun diğer itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/28706, K. 2016/5947, 2 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama