KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/29146 E., 2016/6027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2016
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
##########
MAHKEMESİ
##########İcra Hukuk Mahkemesi ########## ########## ########## ##########
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İcra kefili ... dilekçesinde; icra kefaletinin icra baskısı altında ve yasal şekil şartlarına aykırı olarak düzenlendiğini iddia ederek icra kefaletinin iptalini talep ettiği, mahkemece, şikayetin kabulü ile icra kefaletinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
İcra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak icra kefaletinin iptali talep edilemez. Ancak, İİK.nun 38. maddesi uyarınca icra dairesindeki kefaletler, müteselsil kefalet niteliğinde olup, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tâbidir. Buna göre ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir.
İcra emri tebliği üzerine İİK.nun 16. maddesine göre şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurulması halinde, mahkemece, TBK.'nun 581. ve devamı maddeleri kapsamında icra kefalet işleminin İİK.nun 38. maddesi uyarınca ilamlı icra takibine konu edilip edilmeyeceği değerlendirilerek, ilamlı takibe konu edilemeyeceğinin belirlenmesi halinde, kefaletin geçersizliğine değil, bu kefalete dayalı olarak gönderilen icra emrinin ve varsa icra kefili sıfatı ile yapılan işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, 18.03.2015 tarihli icra kefalet tutanağında görüleceği üzere, icra kefilinin eşinin haciz sırasında hazır olduğu, eşinin kefaletine rıza gösterdiği, tutanağa kefilin sorumlu olacağı borç miktarının yazıldığı, ancak bu hususların kefilin kendi el yazısı ile yazılmadığı için kefalet tutanağının Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584. maddelerinde belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, şikayetçiye gönderilen icra emrinin iptali yerine icra kefaletinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
ZA
##########
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/29146, K. 2016/6027, 2 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama