KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/29856 E., 2015/31645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi, ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 20. maddesinde; "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hükme bağlanmıştır.
İİK'nun 134/4. maddesine göre, ihalenin feshine ilişkin şikayet, görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, mahkemece evrak üzerinde inceleme ile başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilir. Bu kararlar kesindir.
Somut olayda; ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nce ihalenin feshi istemine dair şikayet hakkında Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda 10.06.2014 tarihinde yetkisizlik kararı verildiği, verildiği anda kesin olan bu yetkisizlik kararına ilişkin olarak yetkili mahkemeye gönderme talebinde bulunma süresinin, yetkisizlik kararının verildiği 10.06.2014 tarihinde başlayacağı, şikayetçinin ise yasa maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süre dolduktan sonra 20.08.2014 tarihinde gönderme talebinde bulunduğu görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, HMK.nun 20. maddesi hükmünün kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle aleyhe bozma ilkesi nazara alınamayacağından, Hukuk Genel Kurulu’nun 06/10/2004 tarih ve 2004/1-433 Esas sayılı kararında da benimsendiği gibi, öncelikle anılan madde uyarınca re'sen davanın açılmamış sayılmasına ve esasa girilmemesi nedeniyle de para cezasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin ihalenin feshi isteminin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/29856, K. 2015/31645, 15 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama