KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/30218 E., 2016/6908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte, borçlunun diğer itirazları yanında yetki itirazında da bulunarak takibin iptalini talep ettiği, mahkemece tüm taleplerin reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK.nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK. nun 447/2. maddesi atfıyla aynı Kanunun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takip dayanağı akdin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir.
Çeke dayalı takiplerin borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde, muhatap bankanın bulunduğu yer, ödeme yeri sayıldığından buradaki icra dairesinde ve ayrıca aktin yapıldığı yer olması nedeniyle, çekin keşide edildiği yer icra dairesinde başlatılması mümkündür.
HMK.nun 7/1. maddesinin birinci cümlesine göre, borçlu birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri icra müdürlüğünde takip yapılabilir. Bu durumda, diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak, anılan hüküm, borçlulardan birinin onun için genel yetkili yerleşim yeri icra dairesinde takip yapılması ve onun hakkındaki yetkinin kesinleşmiş olması hali içindir.
Somut olayda; itiraz eden borçlu şirkete ödeme emrinin 09.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği, yetki itirazında bulunmayan diğer takip borçlusu ... 'ya 10.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve bu borçlu yönünden itiraz tarihi itibariyle ... İcra Müdürlüğü'nün yetkisinin kesinleşmediği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece borçlunun yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/30218, K. 2016/6908, 9 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama