KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/30245 E., 2015/32530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, 59.047,00 TL muhammen bedelli tapunun... kayıtlı taşınmazın 68.250,00 TL'ye satıldığı ve dolayısıyla satış bedelinin, muhammen bedelinin üzerinde olduğu, kıymet takdirine usulünce yapılmış bir şikayetin de bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Bu durumda borçlunun şikayete konu taşınmazlardan 50 Ada, 8 Parsel sayılı taşınmaz yönünden ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir.
O halde, borçlunun ihalenin feshi istemi, ... Mahallesi, 50 Ada, 8 Parselinde kayıtlı taşınmaz yönünden zarar unsuru yokluğu nedeniyle işin esasına girilmeden reddedileceğinden borçlu aleyhine bu taşınmazın ihale bedelinin % 10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/30245, K. 2015/32530, 22 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama