KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/30403 E., 2015/32372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, ihalenin feshine konu olan 451 ada 8 parsel, 3657 ada 1 parsel, 3658 ada 1 parsel, 3660 ada 7 parsel sayılı taşınmazların muhammen bedellerinin üzerinde satıldığı ve dolayısıyla satış bedellerinin, gayrimenkullerin muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, zarar unsuru gerçekleşmemiş olup; şikayetçi sözü edilen taşınmazlar yönünden, İİK'nun 134/8. maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığından anılan taşınmazlara ilişkin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur.
O halde, mahkemece, anılan 4 parça taşınmaza yönelik istemin açıklanan nedenle reddi gerekirken, işin esasının incelenerek hüküm tesisi yerinde değil ise de; sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonuç itibariyle doğrudur. Ancak.
İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca, işin esasına belirtilen nedenle girilmemiş olacağından şikayete konu 451 ada 8 parsel, 3657 ada 1 parsel, 3658 ada 1 parsel, 3660 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar bakımından şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi doğru değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece, şikayetçinin, İİK.'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esası incelenmek suretiyle ihalenin feshi talebi reddedilen 3659 ada 2 sayılı parselin ihale bedeli olan 51.000 TL'nin %10’u oranında 5.100 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sözkonusu 3659 ada 2 sayılı parsel dışındaki taşınmazlar yönünden de para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/30403, K. 2015/32372, 22 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama