KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/30455 E., 2015/32011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.” Aynı maddenin 7. fıkrasına göre ise; “Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.”
Somut olayda, şikayete konu taşınmaza ilişkin satışın 19.06.2014 tarihinde gerçekleştirildiği, şikayetçilere satış ilanının 08.07.2014 tarihinde ve 16.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, ihalenin feshine yönelik şikayetin ise; İİK'nun 134/2. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra yapıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, ihalenin feshi istemine ilişkin şikayet dilekçesinde, satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği yönünde bir iddianın bulunmadığı, ayrıca, fesat olgusuna ya da satılan taşınmazların esaslı niteliklerindeki hata nedenine dayanılmadığı görülmekte olup; bu haliyle İİK'nun 134/7. maddesinde öngörülen sürenin burada uygulanması da mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece, ihalenin feshi isteminin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken; işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de; sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/30455, K. 2015/32011, 17 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama