KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/30721 E., 2016/7885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 25.06.2015 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun 26.06.2015 tarhinde dosya borcunun tamamını ödediği, alacaklının 10.07.2015 tarihinde icra müdürlüğüne başvurarak, tahsilatın banka hesabına gönderilmesini talep ettiği, icra müdürlüğünce; ödeme emri tebligat parçası dönmediğinden alacaklının talebinin şimdilik reddi yönünde işlem tesis ediliği, alacaklının icra memurluk işleminin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 62/1. maddesinde; “İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur” hükmü ile,
İİK'nun 66/1. maddesinde; “Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 01.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun yasal 7 günlük sürede 01.07.2015 tarihinde borcun tamamına itiraz ettiği görülmektedir. Yukarıda anılan yasal düzenlemelere göre borca itiraz ile takip duracağından, icra veznesine giren para alacaklıya ödenemez.
O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/30721, K. 2016/7885, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama