KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/31703 E., 2016/6548 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak borçlu ... miraşçıları aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçluların, senedin tanzim tarihinin, murisin ölüm tarihinden sonraki bir tarih olduğunu, imzanın murislerine ait olmadığını ileri sürerek takibin durdurulmasını talep ettikleri, mahkemece, senedin keşidecinin ölüm tarihinden sonra 01/01/2012 tarihinde düzenlediği gerekçesi ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Senedin tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK.nun 688. maddesi hükmüne göre, bonoda tanzim tarihinin bulunması zorunludur. Ancak bu tarihin gerçeğe uygun olması gerekmez (Prof. Dr. Hayri Domaniç Türk Ticaret Kanunu Şerhi- Kıymetli Evrak Hukuku ve Uygulaması, Sayfa 413). Tanzim edildiği tarihten önce veya sonraki bir tarihi taşıyan bono da geçerlidir. Öte yandan TTK.nun 690. maddesi yollamasıyla uygulanması gerekli TTK. nun 592. maddesi uyarınca, açık bono düzenlenmesi mümkündür. Alacaklı, bonoyu tedavüle çıkarırken tanzim tarihini doldurabilir. Borçlunun, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
Somut olayda, bononun tanzim tarihinin 01/01/2012 olması ve o tarihte senedi düzenleyen ...'ın ölü olması, yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında bononun niteliğine etkili olmayıp, alacaklı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu belge ile ispat edilemediğine göre, kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, borçluların imzaya itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile itirazın kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/31703, K. 2016/6548, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama