KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/3248 E., 2015/13448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu icra mahkemesine başvurarak borca itiraz ettiği, mahkemece davanın kabulü ile takibin iptaline, tazminat isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlunun başvurusunun borca itiraz niteliğinde olması nedeniyle İİK'nun 169a/5. maddesi gereğince itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulması yerine iptaline karar verimesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatı dikkate alınarak anılan yanlışlık bozma nedeni yapılmamıştır.
Borçlu itirazında; takibe konu senetteki imzayı şirket yetkilisi sıfatıyla attığını, bu nedenle şahsi borcunun olmadığını ileri sürmüş olmakla başvuru bu hali ile İİK'nun 168/5. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğindedir.
İİK'nun 169/a-6. maddesine göre; "Borçlunun itirazının esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir."
Mahkemece, borçlunun borca itirazının esasa ilişkin nedenlerle kabul edilmiş olması ve alacaklının da lehtar olup, senedi takibe koymada en azından ağır kusurlu bulunduğunun anlaşılması karşısında, borçlunun talebiyle bağlı kalınarak, alacaklının, takip konusu alacağın %20'si oranında tazminata mahkûm edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/3248, K. 2015/13448, 12 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama