KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/32611 E., 2016/1504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı, borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatmış; borçlu süresi içerisinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda borca itiraz ederek sair şikayetleri ile birlikte takip dayanağı bononun teminat amaçlı diğer borçlu lehtara verildiğini, ileri sürerek, takibin iptalini talep etmiş, mahkemece takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Takibe konu bononun TTK hükümlerine uygun olarak şekli unsurları taşıdığı, keşidecisinin ...., lehtarının ise .... olduğu, alacaklının ciranta konumunda yetkili hamil olduğu görülmektedir.
6102 sayılı TTK'nun 778/1-a maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 687/1. maddesi gereğince, kural olarak, bonodan dolayı kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Bu kuralın istisnası da aynı fıkrada düzenlenmiş olup, buna göre, hamil, bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş ise, borçlu, keşideci veya önceki hamillerle arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı da ileri sürebilecektir.
Bu durumda, borçlu icra mahkemesine başvurusunda TTK.'nun 687. maddesinde belirtildiği gibi alacaklı hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile zararına hareket ettiğini iddia ve ispat etmediğine göre, mahkemece itirazın reddi yerine yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/32611, K. 2016/1504, 20 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama