KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/32794 E., 2016/2015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda diğer itirazlarının yanı sıra takip dayanağı senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği mahkemece, senedin, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği,
bunu alacaklının cevap dilekçesinin 3. sayfasının 4. paragrafı ile teyit ettiği, bu paragrafta alacaklının borçlu ile kredi sözleşmesi yaptığını, bu bağlamda hesapların kat edildiğini ve alınan kambiyo senedinin takibe konulduğunu ifade ettiği, bu beyanın hesap kat tarihinden sonra tahakkuk eden alacak miktarının güvencesi olarak senet verildiğinin ikrarı olduğu, gerekçesi ile davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Başvuru bu haliyle İİK'nun 168/5 ve 169. maddeleri kapsamında borca itiraz İİK'nun 169/a maddesine göre incelenip sonuçlandırılmalıdır.
HGK'nun 14.3.2001 tarih ve 2001/12-233 sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve 2001/112-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir.
Somut olayda borçlunun itirazına dayanak yaptığı ihtarname İİK'nun 169/a maddesi anlamında bir belge olmadığı gibi alacaklı tarafından verilen 12.01.2015 tarihli cevap dilekçesindeki beyanda da teminat iddiasının kabulü yönünde açık bir beyan yoktur. Öte yandan dosyaya ibraz edilen kredi sözleşmesinde senedin teminat için verildiğine dair açık bir düzenleme yer almamakta, senet üzerinde teminata ilişkin bir şerh de bulunmamaktadır. Ayrıca alacaklı da teminat iddiasını kabul etmediğinden senedin teminat senedi olduğunun kabulü mümkün değildir.
O halde mahkemece borçlunun sair itirazları incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
ZA
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/32794, K. 2016/2015, 26 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama