KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/33314 E., 2016/10123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-) Borçluların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçluların temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-) Alacaklının temyiz itirazlarına gelince;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlular, icra mahkemesine başvurularında, takibe konu bononun ödendiğini ileri sürerek takibin iptalini istemişler, mahkemece, istemin kısmen kabulüne, 5.800,00 TL yönünden takibin iptaline hükmedildiği görülmektedir.
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, sunulan ödeme belgesinin, takip konusu borç nedeni ile verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede, tanzim tarihinin, vade tarihinin ve senet miktarının belirtilmesi, bir başka deyişle takip dayanağına açıkça atıfta bulunulması gerekmektedir.
Takibe konu bononun incelenmesinde; düzenlenme tarihinin 14.03.2014, vade tarihinin 30.09.2014 ve bedelinin 62.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, borçlu tarafın ödeme belgesi olarak sunduğu 02.10.2014 tarihli 5.800 TL bedelli dekontun incelenmesinde; "30.09.2014 vadeli senede karşılık" açıklamasının yer aldığı görülmektedir. Dekontta sadece vade tarihine atıfta bulunulduğu, bononun diğer unsurlarına atıf yapılmadığı anlaşılmakta olup, bu durumda ödemenin senede mahsuben yapıldığının kabulü mümkün değildir.
O halde mahkemece borca itirazın tümden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/33314, K. 2016/10123, 5 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama