KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/3334 E., 2015/5392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlu icra mahkemesine başvurusunda, sair itirazları ile birlikte satış ilanının kendisine tebliğ edilmediğini belirterek menkul ihalesinin feshini talep etmiş, mahkemece istemin reddine ve ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına karar vermiş, hükmü borçlu taraf temyiz etmiştir.
İhalesinin feshi istenen mahcuz mallar menkul niteliğinde olup, menkul malların satışına ilişkin hükümlere tabidir.
Dairemizin süreklilik kazanan yerleşik uygulamalarında açıklandığı üzere, taşınır satışlarında satış ilanının taraflara tebliğine gerek yok ise de, icra müdürlüğünce "satış ilanının borçluya" tebliğine karar verilmiş olması halinde, adı geçene satış ilanının Tebligat Kanunu hükümlerine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekir. Bu husus yerine getirilmeden satış gerçekleştirilemez. Buna rağmen satışın yapılması halinde ise bu durum da ihalenin feshi sebebidir.
Ayrıca taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Mahkemenin, dava dilekçesini ve duruşma gününü kendiliğinden taraflara tebliğ edip taraf teşkilini sağlaması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun amir hükmü gereğidir. Kişinin ne zaman yargı merciinde duruşması bulunduğunu bilmesi, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat yönetmeliğinde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.
Somut olayda ise, icra müdürlüğünce 16.06.2014 tarihinde satış ilanının ilgililerine tebliğine karar verilmiş, ancak borçluya tebligatın yapılmadığı ve ihalenin feshine ilişkin istemin duruşma gün ve saatinin de davacı borçlu tarafa tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, duruşma gün ve saatinin davacı borçluya usulünce tebliğ edilip, yargılamaya devam edilerek, ihalenin feshine karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/3334, K. 2015/5392, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama