KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/33863 E., 2016/12038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu vekili sair şikayet sebeplerini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece, istemin reddine kaar verilmiştir.
İİK.nun 106-144. maddelerinde paraya çevirme ile ilgili hükümler yer almış olup, aynı Kanun'un 129/1. maddesine göre, artırma bedelinin taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az %50' sini bulması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılaması zorunlu kılınmıştır.
Bu durumda satış bedelinin, tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte, satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinin hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir. Satışı istenen taşınmazın kıymetinin takdiri hakkındaki İİK.nun 128. maddesi paraya çevirme başlığını taşıyan III. bölümde bulunmaktadır.
Bu nedenle taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekir.
Somut olayda alacaklı tarafından borçlu hakkında yapılan icra takibinde satışa konu 32 ada, 6 parselde kayıtlı taşınmaz hissesinin 17.11.2014 tarihli 1. artırmada 112.600,00- TL bedelle ihale olunduğu görülmektedir. Taşınmaz hissesinin tahmini değeri 215.720,25- TL olup; bu bedelin %50' sine tekabül eden meblağ 107.860,125- TL'dir. Öte yandan, şikayete konu taşınmaza ilişkin olarak 4.789,62.-TL gazete ilan gideri, 2.075,00.-TL kıymet takdiri gideri olmak üzere toplam 6.864,62-TL satış masrafı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ihale bedelinin, taşınmazın tahmini değerinin %50' sine satış masraflarının eklenmesiyle oluşan 114.724,745.-TL tutarındaki miktarı karşılamadığı açıktır. Ayrıca bu miktara tebligat giderleri de eklenecektir.
Öte yandan İİK.nun 128/a maddesinin 2. fıkrası gereğince kesinleşen kıymet takdiri üzerinden iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.1992 günlü ve 1992/70-130 sayılı kararında "satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten iki sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağı" kabul edilmiştir. Yine Hukuk Genel Kurulu'nun aynı kararında İİK.nun 128/a maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcının bilahare kesinleşmesi kaydı ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı tarih (keşif tarihi) olduğu açıkça vurgulanmıştır.
Somut olayda icra müdürlüğünce 13/11/2012 tarihinde keşif yapılarak kıymet takdirinin fiilen belirlendiği, satışın ise 17/11/2014 tarihinde yapıldığı, bu haliyle kıymet takdirinin yapıldığı tarih ile satış tarihi arasında iki yıldan fazla sürenin geçtiği anlaşılmıştır. O halde mahkemece ihale bedelinin satış masraflarını karşılamadığı ve kıymet takdirinin yapıldığı tarih üzerinden iki yıldan fazla süre geçtiği hususları re'sen gözetilerek ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/33863, K. 2016/12038, 25 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama