KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/34398 E., 2016/12282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, ihtiyati haciz kararı üzerine borçluya ait olduğu belirtilen adreste menkul haczi yapılarak mahcuzların yediemin olarak üçüncü kişi ...'ya teslim edildiği, alacaklının 03.02.2014 tarihli haciz ve muhafaza talebi sonrası aynı adreste yapılan 12.04.2014 tarihli işlem sırasında daha evvel haczedilen malların yerinde bulunmaması üzerine İİK'nun 358. maddesi uyarınca gönderilen muhtıranın iptalinin talep edildiği, mahkemece dosya üzerinden verilen kararla şikayetin reddedildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 358. maddesinin birinci fıkrası gereğince, üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan malları icra dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "bu suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunamayacak bir sebepten dolayı telef veya ziyaını ispat edemeyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tesbit edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince resen tazmin ettirilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, yediemine sorumluluk açısından ispat imkanı verilmelidir.
İİK'nun 18/3. maddesi gereğince; aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.
Şikayet dilekçesinde ileri sürülen hususlar gözönüne alındığında, şikayetin duruşmalı olarak incelenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, şikayetin mahiyeti dikkate alınıp duruşma açılarak, tarafların varsa delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/34398, K. 2016/12282, 26 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama