KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/34451 E., 2016/7181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlu diğer fesih sebepleri yanında icra dosyasından yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğ işleminde muhatap adreste bulunmaz ise, adreste bulunmama nedeninin araştırılarak komşu (kapıcı, yönetici) beyanının alınması, beyanda bulunan komşunun mutlaka adı ve soyadının ve komşu olduğunun tebligat parçasına yazılması gerekir. Aksi halde yapılan tebliğ işlemi geçersiz olur.
Somut olayda; borçluya kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebligatlarının TK'nun 21/1. maddesi uyarınca yapıldığı, ancak her iki tebligat mazbatasında beyanı sorulan ve haber bırakılan komşunun isim ve imza vermekten imtina ettiğinin belirtildiği görülmüştür. Dağıtıcı tarafından beyanda bulunan komşunun adı ve soyadı yazılmadığı için Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddesi gereğince tebliğ işlemi usulsüzdür.
İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/34451, K. 2016/7181, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama