KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/34540 E., 2016/12420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan 3 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğünün yanı sıra imzaya itirazda bulunarak icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, ödeme emri tebliğinin şeklen geçerli olduğu gerekçesiyle itirazın süre yönünden reddine karar verildiği görülmüştür.
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; Tebligat Kanunu'nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice; "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından anılan şekilde şerh verilmeden, salt "mernis adresi" ibaresine dayanılarak, dağıtıcı tarafından 21/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamaz.
Somut olayda, borçlu ...'nın bilinen adresine gönderilen ödeme emri tebligatının bila tebliğ iade dönmesi üzerine tebligatın borçlunun Mernis adresine çıkartıldığı, dağıtıcı tarafından “Tebliğ evrakı üzerinde gönderen merciinin alıcının Mernis kaydıdır. Yazısına istinaden 6089 Sayılı TK. 21/2 maddesi uygulanarak evrak ilgili muhtarlığa teslim edildi. Bina kapısına 2'Nolu haber kağıdı yapıştırıldı.” şerhi ile 20.07.2012 tarihinde tebliğe çalışılmış ise de; tebliği çıkaran merci tarafından, tebliğ evrakı üzerine, Tebligat Yönetmeliği'nin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği için, dağıtıcı tarafından TK'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür.
Borçlunun mahkemeye başvuru tarihinden önce takipten haberdar olduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge de bulunmadığına göre tebligat usulsüzlüğü şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin TK'nun 32. maddesine göre düzeltilmesi, düzeltilen tarihe göre süresinde ileri sürüldüğü anlaşılan imza itirazının esasının incelenmesi gerekir iken yazılı şekilde istemin süre nedeniyle reddi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/34540, K. 2016/12420, 27 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama