KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/4477 E., 2015/14444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, yasal süre içerisinde imzaya itiraz ederek icra mahkemesine başvurduğu görülmüştür.
Somut olayda, mahkemece, 03.12.2014 tarihli celsenin iki numaralı ara kararı ile duruşma tutanağının tebliği ile bilirkişi incelemesi yaptırılması için gerekli bilirkişi ücreti ile tebligat gideri ve diğer masrafları yatırmak üzere borçluya 2 haftalık kesin süre verildiği ve kesin süreye riayetsizlik halinde mevcut delillere göre karar verileceğinin ihtar edildiği, anılan sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle itirazın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçluya gönderilen tebliğ mazbatasının incelenmesinde; ''belirlenen gün ve saatte duruşmaya gelmediğiniz veya gelip de davayı takip etmediğiniz takdirde dosyanın işlemden kaldırılacağı, özrünüz olmadan mahkemede hazır bulunmadığınız takdirde duruşmaya yokluğunuzda devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyeceğiniz ihtar olunur'' şeklinde şerh düşüldüğü ve duruşma zaptında yer alan şerhten farklı bir şerhin tebliğ mazbatasına eklenildiği görülmüştür.
O halde mahkemece, borçlu asile duruşma zaptında belirtilen şerh düşülmek suretiyle usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/4477, K. 2015/14444, 26 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama