KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/4637 E., 2015/14257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından 1 adet çeke dayanarak borçlular aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibinde, borçlu ...'nun 13.02.2013 tarihinde icra dairesine gelerek ödeme taahhüdünde bulunduğu, bu ödeme taahhüdüne binaen icra işlemlerinin ve ödemelerin yapıldığı, borçlunun 18/11/2013 tarihinde diğer şikayet ve itiraz nedenleri ile birlikte ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğü ve takibin kesinleşmemesi nedeniyle yapılan ödeme taahhüdünün geçersiz olduğu iddiası ile yaptığı başvuru neticesinde mahkemece takibin ve ödeme taahhüdü işleminin iptaline ve alacağın %40 oranında tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.
Borçlu ...'ya tebellüğ edilen ve usulsüzlüğü ileri sürülen Örnek ... ödeme emri tebligat mazbatasınında; tebliğ yapanın isim ve imzasını ve tarihi içermediğinden tebligatın usulsüz olduğu belirlenmiş ise de;
Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1.fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren (7) gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. Bu nedenle, mahkemece, öncelikle borçlunun, takibi ve ödeme emri tebligatını öğrenme tarihinin tespiti gerekir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılarak Muhatabın öğrenme tarihi, tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerekir. Tebliğ tarihi olarak muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi esas alınmalıdır, ancak muhatabın beyan ettiği tarih yoksa yada beyan ettiği tarihten daha önce tebligattan haberdar olduğu belirlenirse usulsüz tebligat şikayeti yönünden yasal süreler belirlenen öğrenme tarihinden itibaren işler.
Somut olayda; borçlu ...'nun icra müdürlüğüne yaptığı 13.02.2013 tarihli başvuruda borcu kabul ederek, taksitle ödeme taahhüdünden bulunduğundan en geç bu tarih itibariyle takipten ve ödeme emrinden haberdar olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda borçlunun 18.11.2013 tarihinde icra mahkemesi nezdinde takibe ve borca itirazı süresinde değildir.
O halde mahkemece, borçlunun ödeme emri tebliğini öğrendiği 13.02.2013 tarihinden itibaren yasal süre geçtikten sonra 18.11.2013 günü yaptığı şikayet ve itirazın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü ile takibin iptali yönündeki hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/4637, K. 2015/14257, 25 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama