KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/4973 E., 2015/15091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2015
- Mahkemesi
- ... İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;
Alacaklı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurarak; kendisine borcun muaccel kılındığına dair ihbar yapılmadığını, hesap kat ihtarı tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece kredi sözleşmesinde bildirilen adrese çıkartılan hesap kat ihtarının tebliğ edilmiş sayılması gerektiği, hesap kat ihtarına süresinde itirazda bulunulmadığından şikayet hakkının olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 150/ı maddesi uyarınca; krediyi kullandıran tarafça, noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilen hesap özetine, borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde ihtardaki borç miktarı kesinleşir. Bu madde uyarınca kredi sözleşmesindeki adrese çıkarılmış olan tebligat iade edilse bile tebliğ edilmiş sayılır.
Somut olayda takip dayanağı belgelerin incelenmesinden, borçlunun kredi sözleşmesinde bildirilen adresinin "... Mah. ... Cad. ... Sk. No: ....../..." olduğu, hesap kat ihtarının ise adresin numara kısmı kredi sözleşmesinde belirtilenden farklı yazılarak "... Mah. ... Cad. ... Sk. No:... No:... .../..." adresine tebliğe çıkarıldığı, muhatap şirketin adreste tanınmadığı şerhiyle tebligatın iade edildiği, oysa muhatap şirketin bir adres değişikliğinin olmadığı, daha sonrasında icra emrinin de aynı adreste muhatap şirkete tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, ihtarname tebliği usulsüz olup, hukuki sonuç doğurmaz.
Bu durumda; yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliği bulunmadığından, şikayetçi borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra emri göndermek suretiyle takip yapılması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, şikayetin bu yönden kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsizdir
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/4973, K. 2015/15091, 2 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama