KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/8296 E., 2015/10118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte borçlu, ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünü belirterek,
icra dairesinin yetkisiz olduğu ve alacaklının yetkili hamil olmadığı iddiasıyla icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini talep etmiş, mahkemece tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun gerçek kişilere işyerinde tebliğe ilişkin 17. maddesinde.
“Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükmüne yer verilmiştir.
Muhatap, o adreste olmakla beraber sadece tebliğin yapılacağı anda orada bulunmuyor ise, tebligat, 17. madde hükmü uyarınca yapılır. Ancak, 7201 Sayılı Kanun'un 17. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği'nin 26. maddesi gereğince muhatabın tebliğ sırasında işyerinde bulunmadığı saptanmadan anılan maddeye göre tebligat yapılamaz.Somut olayda borçlu adına ödeme emri tebligatının işyeri adresine çıkartıldığı ve aynı adreste çalışan ... imzasına” tebliğ edildiği görülmüştür.
Tebliğ işlemi bu hali ile Tebligat Kanunu'nun 17. maddesine göre yapılmış ise de; tebliğ anında muhatabın orada bulunmadığı hususu tespit edilmeden doğrudan çalışana yapılmış olan bu tebligat, anılan madde hükmüne aykırı olmakla usulsüzdür.O halde,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/8296, K. 2015/10118, 17 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama