KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/9255 E., 2015/20689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte icra kefili olan ...'un diğer şikayetleri ile birlikte asıl borçlu hakkındaki takip kesinleşmeden icra emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece Dairemizin 2014/3140-6020 sayılı bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak istemin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda, icra takibinin borçlusunun ... olduğu, 22.10.2012 tarihli ihtiyati haciz sırasında şikayetçi ...'un icra kefili olduğu, asıl borçlu şirkete gönderilen ödeme emrinin 23.10.2012 günü tebliğ edildiği, borçlunun itiraz etmemesi nedeniyle hakkındaki takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İhtiyati haciz kararına dayalı olarak icra müdürlüğünce 22.10.2012 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında şikayetçinin "....dosya borcunun tamamına faiz ve ferileriyle birlikte" icra kefili olduğu, tutanakta alacak miktarının 161.250,00 TL olarak gösterildiği; alacaklının ise asıl borçlu şirkete gönderilen ödeme emri tebligat parçası döndükten sonra, 13.11.2012 tarihinde icra dosyasına talep açarak icra emrinin gönderilmesini ve kefalet harcı alınmasını talep ettiği, talebin 13.11.2012 tarihli icra müdür yardımcısı kararı ile kabul edilerek talep gibi işlem yapılmasına karar verildiği, 161.250,00 TL alacağı içeren icra emrinin ise 15.11.2012 günü şikayetçiye tebliğ edildiği görülmektedir.
Bu durumda, icra kefalet tutanağında alacak miktarı gösterildiğinden ve şikayetçinin kefaleti tüm dosya borcuna ilişkin olduğundan kısmi kefalet durumu söz konusu değildir. Öte yandan şikayet dilekçesinde kefaletin haciz baskısı altında verilmesi nedeniyle geçersizliğinin ileri sürülmesi icra mahkemesinde tartışılamayacağından geçerli olan kefalet nedeniyle asıl alacaklı hakkındaki takip kesinleştikten sonra alacaklı talebi üzerine düzenlendiği ve tebliğ edildiği anlaşılan icra emri usulüne uygun olup, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine uymayan gerekçe ile şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/9255, K. 2015/20689, 10 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama