KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/9465 E., 2015/16660 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Alacaklının, borçlu .... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre temyiz itirazlarının (REDDİNE);
2-Alacaklının, borçlu ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
- İtiraz konusu 30.01.2014 vade tarihli senet yönünden mahkeme kararında usulsüzlük bulunmadığından sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
- 30.11.2013 vade tarihli senet yönünden yapılan incelemede;
Takip dayanağı bono, .... tarafından, alacaklı ... adına keşide edilmiş olup, ciro sıralamasının incelenmesinde, bononun adı geçen lehdarın cirosu ile muteriz borçlu ...'e ve onun cirosu ile tekrar lehdara geçtiği, lehdar tarafından takibe konulduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan ciro sıralamasına göre; borçlu ...'e karşı müracaat sorumlusu durumunda olan alacaklının bonoyu geriye ciro yoluyla alması ve başkalarına ciro etmesi mümkün ise de, bu şekilde bonoyu ciro yolu ile devraldıktan sonra kendisinin sorumlu olduğu kimselere müracaat borçlusu olarak başvurması mümkün olmayıp, ...'in ciranta olarak bu bono nedeniyle sorumluluğu yoksa da, alacaklı tarafça bu senet üzerindeki keşideci imzasının da ...'e ait olduğu ileri sürülmektedir. ... de bu iddia karşısında keşideci kaşesi üzerindeki imzayı inkar yönünde bir beyanda bulunmamış, sadece vekalet bulunmadığını ileri sürmüştür.
Dosya içinde mevcut ... Noterliği'nce düzenlenen 18.03.2014 tarih, ... yevmiye nolu azilname içeriğinin incelenmesinden .... tarafından ...'e 10.02.2014 tarihinde verilen vekalet yetkisinden azline ilişkin olduğu, dolayısıyla takip dayanğı senedin tanzim tarihi olan 30.10.2013 tarihi itibariyle ...'in keşideci şirket adına imza yetkisini içerir bir vekaletnamenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda temsil yetkisi olmadığı halde keşideci şirket adına senet imzalayan muteriz borçlu ...' in keşideci şirket adına attığı imzadan dolayı kişisel olarak sorumlu olacağı tabiidir.
O halde mahkemece, 30.11.2013 vade tarihli senet yönünden ...'in yetkisiz temsil nedeniyle sorumluluğu devam edeceğinden bu senet alacağı bakımından bu borçlu yönünden şikayetin reddi gerekirken yazılı şekilde takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/9465, K. 2015/16660, 16 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama