KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/9758 E., 2015/19949 K.·Borca İtiraz Süresi Borçluya İkinci Kez Ödeme Emri Tebliği Gerekçeli Kararda Yazıldığı Tarihin Yer Almaması
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2015
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 12
İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 42
İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 62
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 297
"İçtihat Metni"Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlunun icra mahkemesine başvurarak borca itiraz ettiği iddiasıyla hacizlerin kaldırılmasını ve satışın durdurulmasını istediği, mahkemece, borçlunun borca itirazının süresinde olmadığı ve takibin kesinleştiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin, Hukuk Genel Kurulu'nca da aynen benimsenen yerleşik uygulamasına göre, borçluya ikinci kez ödeme emri tebliği ona yeni bir itiraz hakkı tanır (HGK'nun 13.12.2006 tarih ve 2006/12-786/783 sayılı kararı).
Somut olayda, alacaklı tarafın 14.01.2015 tarihli talebi ile borçluya hızlı gönderi yoluyla yeniden ödeme emri gönderilmesini istediği, Alaplı İcra Müdürlüğünün aynı tarihli kararıyla talebin kabulüne karar verildiği ve borçluya yeni bir ödeme emri gönderildiği, ödeme emrini 15.01.2015 tarihinde tebliğ alan borçlunun da yasal 7 günlük süresi içinde 21.01.2015 tarihinde takibe itiraz ettiği görülmektedir.
O halde, borçluya ikinci kez ödeme emrinin tebliğinden sonra, borçlunun icra dairesine süresinde yaptığı itiraz nedeniyle takip duracağından borçlunun mallarına haciz konulması ve satış kararı verilmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, takibin kesinleştiği gerekçesiyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK.nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru değildir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/9758, K. 2015/19949, 7 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama