KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/9767 E., 2015/13109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Menkul ihalesinde de uygulanan İİK.nun 134/2. maddesinde ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar satış isteyen alacaklı, borçlu ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenlerdir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ihaleden önce, satışı yapılan menkuller hakkında, kendi dosyasından satış isteminde bulunmayan rehin alacaklısının, ihalenin feshi davası açmasına yasal imkan yoktur.
Somut olayda, şikayetçi rehin alacaklısının, İcra Müdürlüğü'nün 2014/2366 esas sayılı dosyasında ihale konusu yapılan 34 DL 9437 plaka sayılı araç için kendi dosyası olan İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün 2013/23808 esas sayılı dosyasından 05.3.2014 tarihinde yakalama ve satış avansının dosyaya alınmasını talep ettiği ve aynı gün icra müdürü kararıyla 200,00 TL satış avansı ve 500,00 TL yakalama avansını ayrı ayrı dosyaya yatırdığı görülmekle birlikte, 24.3.2014 tarihli talebi ile de satış avansı blokesinin devamı ile araç bağlandığında satış avansının satış işlemlerinde kullnılmasını istediği,
buna göre ihale tarihi olan 15.10.2014'ten önce satış avansını yatırmak sureti ile aynı menkul hakkında satış isteme iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından ihalenin feshini talep edebilecek kişilerden olduğunun kabulü gerekir.
O halde, mahkemece şikayetçinin ihalenin feshi talebinin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken istemin aktif husumet yokluğundan reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/9767, K. 2015/13109, 11 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama