KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/10245 E., 2016/22509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçinin, sair fesih nedenleri ile birlikte ihaleye fesat karıştırıldığını ileri sürerek 16/11/2015 tarihli taşınmaz ihalesinin feshine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece istemin reddine ve şikayetçinin ihale bedelinin %10'u oranında para cezası ile mahkumiyetine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler" denilmekte olup ihalenin feshini talep edebilecek kişiler açıkça sayılmıştır.
Somut olayda, şikayetçi üçüncü kişi takipte taraf olmayıp, yukarıda sayılan kişilerden de olmadığından ihalenin feshini talep edemez.
O halde, mahkemece şikayetin aktif husumet yokluğundan reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, şikayetin reddine karar verilmiş olmakla ret kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak; İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde davacı hakkında para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Bu durumda şikayetçinin ihalenin feshi istemi aktif husumet yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddedileceğinden, aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/10245, K. 2016/22509, 27 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama