KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/11282 E., 2016/13016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 18.02.2016 tarih, 2015/26742 E., 2016/4397 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusunda müvekkilinin borcundan dolayı İİK 89/1 haciz ihbarnamesine dayalı adi ortaklığın hakedişelerine haciz konulamayacağını ileri sürerek haciz işleminin iptalini talep ettiği mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 622 ve 623 (Mülga 818 sayılı BK 522 ve 523.) maddeleri gereğince adi ortaklıkta her ortak şirketin iştirak hakkına sahip olduğundan, ortağın kişisel alacaklıları borçlu ortağın şirketteki, yıl sonunda bilançonun düzenlenmesi ile ortaya çıkan, kar payını haczettirebilirler. Ayrıca, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczi mümkün bulunmaktadır. Adi ortaklıklarda, ortaklardan birinin kişisel borçlarından dolayı hakkında takip yapılması halinde, adi ortaklığın istihkakına haciz konulamaz.
Somut olayda, borçlu şirket aleyhine yürütülen kambiyo senetlerine mahsuz haciz yoluyla takipte, ... Valiliğine İİK.nun 89. maddesine göre gönderilen 1. haciz ihbarnamesi ile borçlu şirketin her türlü doğmuş ve doğacak hak ve alacakları ile istihkakları üzerine haciz konulduğu görülmüştür. Borçlu tarafından Konya Valiliği nezdinde haczedilen alacağın adi ortaklığın alacağı olduğu iddia edilmektedir.
Bu durumda Konya Valiliği nezdinde bulunup haciz konulan alacağın kaynağının ne olduğu, hangi ilişkiden kaynaklandığı ve borçlunun bireysel alacaklarının olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/11282, K. 2016/13016, 3 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama