KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/12175 E., 2017/5347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular ve temlik alacaklısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Borçluların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçluların temyiz itirazlarının REDDİNE;
2- Temlik alacaklısının temyiz itirazlarına gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte, senette aval veren olarak yer alan borçlular icra mahkemesine başvurularında; yetkili kişiye ait olmadığını ileri sürerek imzaya itiraz ettikleri, mahkemece itirazın kabulüne, takibin durdurulmasına ve alacaklının %20 kötüniyet tazminatına ve %10 para cezasına mahkûmiyetine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/4. maddesinde; icra mahkemesince imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, takip dayanağı bonoda lehtar olan ... A.Ş. tarafından takip başlatılmış, ancak, 28.04.2015 tarihli temlikname ile alacak, ...ye temlik edilmiştir.
Bu durumda, alacağı temlik alan...Yönetimi A.Ş. ile itiraz eden borçluların doğrudan ilişki içinde olduğundan söz edilemeyeceğinden, temlik alacaklısı, imzaların adı geçen borçlulara ait olup olmadığını bilebilecek durumda değildir.
O halde mahkemece, alacağı temlik alan şirket aleyhine, şartları oluşmadığından tazminata ve para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/12175, K. 2017/5347, 4 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama