KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/12307 E., 2016/13717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan icra takibinde, keşideci borçlu taraf, takip dayanağı çekteki imzanın şirket temsilcilerinden birine ait olmadığını ileri sürerek imzaya itiraz etmiş, mahkemece, keşideci borçlu şirket yetkilisi tarafından ...' in vekil olarak tayin edildiği, son olarak da şirket adına vekaletnameye dayalı olarak araç satın aldığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
Senetteki imzanın tanzim tarihi itibariyle şirket temsilcisi olmayan ...' e ait olduğu her iki tarafın da kabulündedir.
İhtilaf konusu husus, bu kişinin şirket adına bono düzenleme yetkisi olup olmadığıdır.
Dosya içinde mevcut .... Noterliği' nin 13/06/2013 tarihli 5002 yevmiye nolu vekaletnamesinin incelenmesinden ...' in " çek, poliçe, emre muharrer senetleri ilgili bankaya tahsil ve teminata vermeye ... " yetkili kılındığı, ancak bu senetleri tanzim etme, imzalama yetkisi tanınmadığı, ... Noterliği' nin 06/02/2015 tarihli 2951 yevmiye nolu vekaletnamenin incelenmesinden de sadece araç alım ve satımına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Vekilin kambiyo taahhüdünde bulunabilmesi için özel yetkiyi haiz olması gerekmektedir.
O halde mahkemece, borçlu şirket adına ... tarafından keşide edilen bonodan dolayı keşideci borçlu şirket sorumlu tutulamayacağından, mahkemece imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/12307, K. 2016/13717, 10 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama