KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/13339 E., 2017/4579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi ..., 11/12/2002 tarihinde ölen kardeşi ... adına kayıtlı taşınmazların, küçükleri evlat edinen ...'ın eşi ...'ın küçüklere velayeten açtığı ortaklığın giderilmesi davasında, mahkemeden izin alınmaksızın ve küçüklerin zararına hareket edilerek taşınmazların satışına karar verildiğinden, yapılan usulsüz satışların kesinleştirme işlemlerinin kaldırılarak satışların düşürülmesi ve küçüklere vasi atanması talebiyle sulh hukuk mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayet kısmen kabul edilerek satış memurluğu dosyası ile satışı yapılan taşınmazların satış işlemlerinin iptaline, şikayetçinin diğer taleplerinin reddine karar verildiği görülmektedir.
Dosya arasında bulunan veraset ilâmına göre; satışının iptali talep edilen taşınmazların maliki ...'ün mirasçılarının, murisin eşi ... ve müşterek çocukları ..., ... ve ... olduğu anlaşılmıştır.
... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 15/01/2003 tarih ve 2003/72 E.-2003/23 K. sayılı kararıyla, çocuklara ... kayyım tayin edilerek, nesebin düzeltilmesi ve babalık davası açabilmek ve bu davaları takip edebilmek hususunda kayyuma yetki ve izin verildiği, sonrasında kayyımın açtığı nesebin düzeltilmesi davası sonucu, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/02/2003 tarih ve 2003/116 E.-2003/133 K. sayılı kararıyla çocukların babalarının ... olduğunun tespiti ve tesciline karar verildiği görülmüştür.
Ayrıca, Federal Almanya Cumhuriyeti ... Sulh Hukuk Mahkemesi Velayet Mahkemesinin 30/05/2008 tarihli kararıyla, çocukların ... tarafından evlat edinildiği, ilgili mahkeme kararının, ... 2. Aile Mahkemesinin 14/05/2009 tarih ve 2008/733 E-2009/371 K. sayılı kararıyla tanınmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesine göre, bir işte, yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışırsa, vesayet makamının, ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen, temsil kayyımı ataması gerekmektedir. Yine, çocukları ilgilendiren davalarda, çocuk ile velayet sorumluluğuna sahip kişiler arasında çıkar çatışmasının söz konusu olması halinde, çocuğa bir temsilci atanması gerekir (Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 4. maddesi).
Somut olayda, çocuklara velayeten ... tarafından çocukların ve muris ...'ün eşi ...'ün veraseten maliki oldukları taşınmazlardaki ortaklığın giderilmesi için açılan davanın, mahkemeden izin alınmaksızın ve davacı (babaları) ... ile çocuklar arasında çıkar çatışması bulunduğu halde, çocuklara kayyım atanmaksızın görülerek kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, satış memurluğunca yapılan satışların iptalinin istendiği anlaşılmış olup, çocuklara atanan kayyımın yetkisinin, yalnızca nesebin reddi ve babalık davasına ilişkin olduğu görüldüğünden, mahkemece,
davacı baba ve velayeti altındaki çocuklar arasında menfaat çatışması bulunduğu nazara alınarak, çocukları davada temsil etmek üzere kayyım atanması için (TMK md.426/2) yetkili vesayet makamına ihbarda bulunulması, atanacak kayyımın duruşmaya çağrılması ve varsa delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik hasım ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/13339, K. 2017/4579, 27 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama