KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/13565 E., 2016/22503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun 27.10.2015 tarihli taşınmaz ihalelerinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece ihalenin feshi isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, ihale konusu taşınmazlardan 4114 ada, 5 parsel, 2 nolu taşınmazın 75.600,00 TL muhammen bedel ile satışa çıkarıldığı ve 76.000,00 TL üzerinden ihale edildiği görülmektedir. Bu taşınmaz muhammen bedelinin üzerinde ihale edildiğinden zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, bu durumda şikayetçi, İİK'nun 134/8. maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığından, sözkonusu taşınmaz yönünden ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece, anılan taşınmaz yönünden ihalenin feshi talebinin belirtilen gerekçe ile reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, İİK'nun 134/2. maddesinin son cümlesinde işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde, para cezasına hükmolunamayacağı öngörülmüş olup, yukarıda belirtildiği üzere anılan taşınmaz yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle işin esasına girilmeksizin istemin reddi gerektiğinden ve bu durumda para cezasına hükmedilemeyeceğinden, mahkemece para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/13565, K. 2016/22503, 27 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama