KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/1477 E., 2016/8001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Dava, alacaklı... Başkanlığı tarafından borçlu şirket aleyinde, 6183 Sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülen takipte yapılan gayrimenkul ihalesinin feshi talebine ilişkindir.
6183 Sayılı Kanunun 94/5. maddesinde ihale kararının bir örneğinin borçluya tebliğ edileceği bildirilmiş olup, ihalenin feshine ilişkin şikayetin ise aynı kanunun 99/1. maddesi gereğince ihalenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine yapılacağı düzenlenmiştir. Kanunun 94/5. maddesi satış ilanının (ihale kararının) tebliğini düzenlemekte olup, ihalenin feshi davasının açılması için gerekli (7) günlük süre ise aynı kanunun 99/1. maddesinde belirtildiği üzere ihalenin tebliğinden itibaren başlayacaktır.
Somut olayda borçlu şirketin ticaret sicil adresine gönderilen satış ilanı tebligatının 25/03/2010 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, bunun üzerine satış ilanının şirketin ticaret sicil adresine 04/05/2010 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre usulüne uygun tebliğ edildiği görülmektedir.
Mahkemece de satış ilanı tebliği ile ilgili işlemlerin usulüne uygun olduğu kabul edildiğine göre, 27/05/2010 tarihli ihaleye yönelik 17/09/2010 tarihinde yapılan ihalenin feshi isteminin, yasal yedi günlük süreden sonra yapılmış olması nedeni ile süre aşımından reddine karar verilmesi ve bu durumda işin esasına girilmeyeceğinden borçlunun para cezasına mahkûm edilmemesi gerekirken, borçlu aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/1477, K. 2016/8001, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama