KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/15514 E., 2016/20518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı takipte, alacaklı vekilinin, borçlu adına kayıtlı ipotekli taşınmazın arsa payının satışı talebinin icra müdürlüğünce reddedilmesi üzerine, icra mahkemesine başvurarak icra müdürlüğü kararının kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece şikayetin süresinde olmadığından reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 16. maddesi gereğince; kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.
Alacaklı vekilinin icra mahkemesine başvurusu, İİK'nun 16. maddesi anlamında icra dairesi işlemini şikayet niteliğinde olup, aynı Yasanın 16/l. maddesi gereğince, bu şikayetini, işlemi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede icra mahkemesine yapması gerekir.
Somut olayda, icra müdürlüğünün şikayete konu kararının alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair dosyada bir evrak bulunmadığı, dolayısıyla alacaklı vekilinin, öğrenmeden itibaren 7 günlük yasal süre içinde şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, şikayet süresinde kabul edilerek şikayetin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/15514, K. 2016/20518, 4 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama