KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/15750 E., 2016/17728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda, ..... parselde kayıtlı zemin kat 11 ve 12 nolu taşınmazlara ilişkin ihalelerin feshini talep etmiş, mahkemece, şikayetin reddi ile şikayetçi borçlu aleyhine ihalesinin feshi istenen taşınmazların ihale bedelleri toplamının %10'u olan 15.000,00 TL para cezasına hükmedildiği görülmektedir.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, ihale konusu taşınmazlardan 256 ada 84 parselde kayıtlı 12 nolu taşınmazın 40.000,00 TL muhammen bedel ile satışa çıkarıldığı ve 60.000,00 TL üzerinden ihale edildiği, dolayısıyla satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yukarıda anılan yasa maddesi uyarınca zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. mahkemece, yukarıda anılan taşınmaz yönünden istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. O halde, borçlunun 256 ada 84 parselde kayıtlı 12 nolu taşınmaz yönünden ihalenin feshi istemi zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddedileceğinden bu taşınmaz yönünden aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/15750, K. 2016/17728, 23 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama