KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/16002 E., 2016/17038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında iki adet bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlunun yasal süresi içerisinde mahkemeye başvurarak takip konusu senedin kambiyo vasfından olmadığını, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu ve takipten 10.04.2015 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek ödeme emrinin iptali ile tebliğ tarihinin düzeltilmesini ve senedin kambiyo vasfında olmaması nedeniyle takibin de iptali istenmiş, mahkemece takip borçlusunun alacaklı olduğu takip dosyasına gönderilen haciz talepleri sebebiyle borçlunun takipten haberdar olduğu gerekçesiyle tebligat usulsüzlüğü şikayeti ve diğer itirazların süresinde olmadığından reddine karar verildiği görülmüştür.
Şikayete konu tebliğ işleminin yapıldığı icra takip dosyasından şikayetçi borçlunun alacaklısı olduğu başka bir takip dosyasına haciz yazısı yazılmış olması, adı geçenin o hacizle ilgili dosyada talep açması ya da işlem yapması gibi somut bir durum söz konusu olmadıkça borçlunun haciz yazısının gönderildiği icra takip dosyasını öğrendiği anlamına gelmez.
Somut olayda, icra takip dosyasından şikayetçi borçlunun alacaklı olduğu . İcra Müdürlüğünün 2010/17062 Esas sayılı takip dosyasına 21.03.2016 tarihinde dosyaya verdiği dilekçe ile maaş haczi talebinde bulunduğu görülmüştür. Şikayetçi borçlunun alacaklısı olduğu icra takip dosyasına haciz talepli dilekçe vermiş olması dosyadaki tüm işlemleri öğrendiği anlamına gelmez. Kaldı ki, borçlunun şikayet tarihi haciz talebinde bulunduğu 10.05.2015 tarihinden önce olup, öğrenme tarihi olarak beyan ettiği 10.04.2015 tarihinden evvel anılan icra dosyasında herhangi bir işlem yapıldığına dair dosyada bir belge bulunmamaktadır.
Bu durumda borçlunun usulsüzlüğünü iddia ettiği tebliğ işlemini beyan ettiği 10.04.2015 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerekeceğinden bu tarihe göre şikayetin İİK.nun 16. maddesinde öngörülen sürede olmakla mahkemece tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/16002, K. 2016/17038, 15 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama