KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/16366 E., 2017/8274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, keşideci borçlu tarafından imzaya itiraz edildiği, mahkemece alınan rapor doğrultusunda itirazın kabulü ile takibin itiraz eden borçlu yönünden durdurulmasına, alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/son maddesinde; "...İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın % 10'u oranında para cezasına mahkum eder" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, takip dayanağı hamiline yazılı çek, ilk cirantanın cirosu ile icra takibini yapan alacaklıya intikal etmiş olup takip alacaklısının, imzanın borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığından ve çeki takibe koymada ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğu tespit edilemediğinden alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması, yukarıda belirtilen madde hükmüne aykırı olduğu gibi, ayrıca İİK.nun 170/3.maddesi gereğince imzaya itirazın kabulü halinde takibin durdurulması yerine iptaline karar verilmesi de yerinde değildir. Bu durumda mahkeme kararının belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/16366, K. 2017/8274, 29 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama