KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/16992 E., 2016/17794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi ... A.Ş. tarafından ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2014/36122 Esas sayılı icra dosyasından ....plaka numaralı araca ilişkin olarak 13.02.2015 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu görülmektedir.
Menkul ihalelerinde de uygulanan İİK'nun 134/2. maddesinde, ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; satış isteyen alacaklı, borçlu ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerdir.
Somut olayda, şikayete konu aracın kaydında ihalenin feshi talebinde bulunan şikayetçi banka lehine rehin şerhi bulunduğu görülmektedir. Ne var ki, şikayetçi, takipte taraf olmadığı gibi ihaleye katılıp pey de sürmemiştir. Öte yandan, şikayetçi bankanın rehin hakkına dayalı olarak alacaklı sıfatıyla satışa konu araca ilişkin takip yoluna başvurmadığı ve dolayısıyla ihale tarihinden evvel satışı yapılan menkul hakkında satış isteminde bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Öyleyse, anılan banka, İİK'nun 134/2. maddesinde yazılı “satış isteyen alacaklı” sıfatını da taşımamaktadır. Bu durumda, şikayetçinin ihalenin feshi isteminde bulunmasına yasal imkan olmadığı açıktır.
Hal böyle olunca, mahkemece, şikayetçinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gözetilerek işin esasına girilmeden istemin reddi gerekirken, işin esasının incelenerek hüküm tesisi yerinde değil ise de; sonuçta istem reddedildiğinden, mahkeme kararı sonuç itibariyle doğru olup, sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Ancak; İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca, işin esasına belirtilen nedenle girilmemiş olacağından şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup; hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/16992, K. 2016/17794, 24 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama