KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/17386 E., 2016/22091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun, yapılan ihalenin usulsüz olduğunu ileri sürerek feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine ve para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, ihale konusu taşınırların, takdir edilen 9.500,00 TL bedel ile satışa çıkarıldığı ve 15.500,00 TL üzerinden ihale edildiği görülmektedir. Taşınırlar muhammen bedellerinin üzerinde ihale edildiklerinden zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, bu durumda şikayetçi, İİK'nun 134/8. maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığından, söz konusu taşınmazlar yönünden ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece, anılan taşınırlar yönünden ihalenin feshi talebinin belirtilen gerekçe ile reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, İİK'nun 134/2. maddesinin son cümlesinde; işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamayacağı öngörülmüş olup, yukarıda belirtildiği üzere, anılan taşınırlar yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle işin esasına girilmeksizin istemin reddi gerektiğinden ve bu durumda para cezasına hükmedilemeyeceğinden, mahkemece para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzelterek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/17386, K. 2016/22091, 24 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama