KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/17703 E., 2017/9908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Taleple Bağlılık İlkesi'' başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir'' hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 297. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise; hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiği, aynı maddenin 2. fıkrasında da; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
Somut olayda, alacaklı tarafından, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda; senedin tasdikli suretinin taraflarına gönderilmediğinden ve ödeme emrinde alacaklının adresi mevcut olmadığından ödeme emrinin iptalini, müvekkilinin senetten kaynaklı borcunun olmadığını, senedin zamanaşımına uğradığını, senede vade tarihinin sonradan eklendiğini, senedin ibraz ve protesto edilmediğini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiş, mahkemece, borçlunun, bonoda aval veren olduğundan, takip edilebilmesi için protesto çekilmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece, borçlunun senedin protesto edilmesi gerektiğine ilişkin şikayeti dışında sair itiraz ve şikayetleri incelenmeksizin ve herhangi bir değerlendirmeye yer verilmeksizin sair itiraz ve şikayetlerini de kapsar biçimde “davanın reddi” yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/17703, K. 2017/9908, 3 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama