KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/17767 E., 2016/24026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, takibe konu bononun teminat amacıyla alacaklıya verildiğini ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu mahkemece; senedin sözleşme kapsamında verildiğine dair bir delil olmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Takibe konu belgenin, kambiyo senedi niteliğini haiz olmaması, İİK'nun 170/a maddesi hükmü gereğince takibin iptali sebebi ise de, aynı maddenin son fıkrası uyarınca "Her ne suretle olursa olsun, ... borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise...", icra mahkemesi yukarıda belirtilen sebebe dayanarak İİK'nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar veremez.
Somut olayda, borçlunun 05.02.2016 havale tarihli itiraz dilekçesinde, ''...Senette belirtilen borca karşılık olarak alacaklının eşi ... adına vekaletle ... adet tapu satışı yapılmıştır. Alacaklının eşi adına devrettiğim gayrimenkuller fazlası ile borcumu karşılamaktadır...'' demek suretiyle borcu kabul edip ödediğini ileri sürdüğü görülmektedir. Bu durumda, anılan İİK'nun 170/a-son maddesi hükmü uyarınca, aynı maddenin ikinci fıkrasının olayda uygulanması ve takibe dayanak bononun TTK'nun 776/.... maddesinin b bendinde öngörülen kayıtsız ve şartsız belirli bir ödeme vaadini içerip içermediği dolayısıyla da kambiyo senedi niteliği taşıyıp taşımadığı üzerinde durulması mümkün değildir.
Öte yandan, İİK'nun 169/a maddesinin .... fıkrasında ''...Hakim, ... borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder...'' hükmü yer almakta olup borçlunun ödeme nedeniyle borçlu olmadığını anılan maddede sayılan yazılı belgelerle kanıtlayamadığı dosya kapsamıyla sabittir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve açıklamalar göz önünde bulundurularak borca itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/17767, K. 2016/24026, 22 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama