KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/18139 E., 2016/20844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz dilekçesi içeriğine, tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE;
2) Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;
İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurarak; takibe dayanak çekteki imzaya itiraz ettiği ve takibin durdurulması ile takip konusu alacağın en az % 20'si oranında tazminat istediği, mahkemece, davanın kabulü ile takibin muteriz borçlu yönünden durdurulmasına, tazminat talebinin ise reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/4. maddesine göre; imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, icra mahkemesi, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın % 10’u oranında para cezasına mahkum eder.
Somut olayda, takip dayanağı çekte, muteriz borçlunun lehtar, alacaklının ise çeki lehtardan alan ciranta olduğu görülmektedir. Bu durumda alacaklı, borçlu ile doğrudan ilişki içinde olduğundan imzanın adı geçene ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Çekteki imzanın lehtar borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan senedi alan alacaklının, imzaya itirazı kabul edilene karşı başlattığı takipte en azından ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
O halde, mahkemece alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesi gerekirken, bu yöndeki talebin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/18139, K. 2016/20844, 6 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama