KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/18743 E., 2016/25501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vasisi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vasisi şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, sair şikayet nedenleri ile birlikte satış ilanının vasi olarak tarafına tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini istediği, mahkemece şikayetin reddine ve borçlu aleyhine para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Dava ve takip ehliyeti, kişinin, kendisinin veya temsilcisi aracılığıyla bir davada veya takipte usul veya takip işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek veya tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar bazı istisnai (kişiye sıkı surette bağlı haklarını kullanmada; TMK.nun 453, 462/7; TMK.nun 359, 455.maddelerindeki) hallerde dava ve takip ehliyetine sahiptirler. Bu durumlar dışında ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlıların dava ve takip ehliyetleri yoktur. İstisnai haller dışındaki dava ve takiplerde kanuni temsilcileri tarafından temsil olunurlar.
Diğer taraftan TMK'nun 407. maddesinde; "Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, borçlunun, 4 yıl 12 ay hapis cezası ile mahkumiyeti bulunduğundan ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.06.2015 tarih ve 2015/301 E.-598 K. sayılı kararı ile vesayet altına alındığı, bu tarihten sonra satış kararı verildiği ve yine vesayet kararından sonra satış ilanının kısıtlının, kısıtlanma tarihinden önceki vekiline tebliğ edildiği ayrıca vekilin talimat icra dosyasına sunduğu 21.08.2015 tarihli dilekçe ile borçlunun kısıtlandığı, vekillik görevinin düştüğü, tebligatların vasiye tebliğ edilmesi gerektiği hususunda bildirimde bulunduğu da görülmektedir.
Vesayet altına alınma kararından sonra, yukarıda açıklanan istisnai durumların varlığı iddia ve ispat edilmediğine göre, kısıtlıyı vasisi temsil edeceğinden ve onun adına itiraz ve şikayet haklarını kullanacağından İİK.nun 127.maddesi kapsamında çıkarılan satış ilanının vasiye tebliği zorunludur. Bu husus, kamu düzenine ilişkindir.
O halde, mahkemece, ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/18743, K. 2016/25501, 15 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama